20 Davranışın Gizli Kazancı Bize hizmet etmediğini bildiğimiz bir davranışı neden sürdürürüz?
İnsan bazen bir davranışının kendisine artık hizmet etmediğini çok iyi bilir.
Ertelememesi gerektiğini bilir ama erteler. Gereğinden fazla yer ve ardından neden yaptığını sorgular. Herkesi memnun etmeye çalışır. Hayır demek isterken evet der. Bir işe başlamayı ister ama bir türlü başlayamaz. Aynı düşünceyi defalarca düşünür. Her şeyi kontrol etmeye çalışır.
Dışarıdan bakıldığında soru basit görünür:
“Madem bu davranışı istemiyorum, neden hâlâ yapıyorum?”
Belki de soruyu başka türlü sormamız gerekiyor:
“Bu davranış bana ne sağlıyor?”
Çünkü bir davranışın uzun vadede bize hizmet etmemesi, kısa vadede hiçbir yarar sağlamadığı anlamına gelmez.
Duygusal yeme birkaç dakikalık tatmin sağlayabilir. Erteleme, yapmak istemediğimiz bir işle yüzleşmeyi geciktirerek rahatlatabilir. Herkesi memnun etmek çatışma ihtimalini azaltabilir. Kontrol etmek belirsizliği bir süreliğine yatıştırabilir.
Psikolojide bu süreçler bağlama göre pekiştirme, kaçınma, başa çıkma, duygu düzenleme, güvenlik davranışı gibi farklı kavramlarla açıklanabilir.
NLP ve bazı değişim yaklaşımlarında ise davranışın arkasındaki olumlu niyet veya ikincil kazanç üzerinde durulur.
Kelimeler farklı olsa da karşımıza son derece önemli bir soru çıkar:
Bir davranışı değiştirmeden önce, o davranışın bizim için hangi işi yaptığını anlamamız gerekebilir.
İkincil Kazanç Nedir?
İkincil kazanç, değiştirmek istediğimiz bir davranışın bize doğrudan veya dolaylı olarak sağladığı yarardır.
Bu yarar her zaman bilinçli değildir.
İnsan:
“Duygusal olarak yemek istiyorum çünkü birkaç dakika rahatlamak istiyorum.”
diye düşünmeyebilir.
Yalnızca kendisini buzdolabının önünde bulur.
Davranış gerçekleşir, ardından kısa süreli bir rahatlama veya tatmin gelir.
Beyin de davranış ile sonuç arasındaki ilişkiyi öğrenebilir:
Rahatsızlık → davranış → rahatlama.
Bu döngü tekrarlandıkça davranış giderek daha tanıdık hale gelebilir.
Bu nedenle değişim yalnızca davranışı ortadan kaldırmaya çalışmak değildir.
Asıl ilginç soru şudur:
“Bu davranışın bana sağladığı olumlu sonucu başka hangi yollarla elde edebilirim?”
İşte günlük hayatta sık karşılaştığımız 20 örnek.
1. Duygusal Yeme
Davranış: Aç olmadığımız halde yemek.
Olası kazanç: Tatmin, rahatlama, ödüllendirilmiş hissetme, dikkati rahatsız edici duygudan uzaklaştırma.
Buradaki soru yalnızca:
“Neden yiyorum?”
değildir.
Daha yararlı soru:
“Açlığımı mı doyuruyorum, yoksa bir duygumu mu?”
Ardından:
“Yemeğin bana sağladığı bu kısa süreli rahatlığı başka nasıl sağlayabilirim?”
2. Erteleme
Ertelemek çoğu zaman yalnızca zamanı yönetememek değildir.
Yapılacak iş sıkıcı, zor, belirsiz veya başarısızlık ihtimali taşıyor olabilir.
Olası kazanç: O işle ilgili rahatsız edici duyguyu şimdi yaşamamak.
Bu nedenle soru:
“İşi mi erteliyorum, yoksa işin bende oluşturduğu duygudan mı uzaklaşıyorum?”
olabilir.
3. Mükemmeliyetçilik
Mükemmeliyetçilik dışarıdan yüksek standartlar gibi görünebilir.
Fakat bazen arkasında hata yapmaktan, eleştirilmekten veya yetersiz görünmekten sakınma bulunabilir.
Olası kazanç: Hata ihtimalini azaltma ve kontrol hissi.
Sorulabilecek soru:
“Daha iyisini mi arıyorum, yoksa hata yapmanın bende oluşturacağı duygudan mı sakınıyorum?”
4. Herkesi Memnun Etmeye Çalışmak
Başkalarını düşünmek değerli bir sosyal beceridir.
Ancak kendi isteklerimizi sürekli geri plana atıyorsak başka bir işlev ortaya çıkmış olabilir.
Olası kazanç: Kabul görmek, çatışmayı azaltmak, reddedilme ihtimalinden uzaklaşmak.
Soru:
“Bunu gerçekten istediğim için mi yapıyorum, yoksa kabul görmek için mi?”
5. Hayır Diyememek
İnsan bazen istemediği halde “evet” der.
Çünkü “hayır” demenin hemen ardından ortaya çıkabilecek suçluluk, gerginlik veya çatışma ihtimalinden uzak kalmak ister.
Olası kazanç: Anlık rahatlık ve ilişkinin bozulmayacağı hissi.
Soru:
“Evet demek bana o anda ne sağlıyor?”
6. Her Şeyi Kontrol Etmeye Çalışmak
Kontrol davranışı çoğu zaman kontrolün kendisinden çok belirsizlikle ilgilidir.
Olası kazanç: Güvende, hazırlıklı ve hâkim hissetmek.
Soru:
“Kontrol ederek neyi garanti etmeye çalışıyorum?”
7. Sürekli Güvence Aramak
“Doğru yaptım mı?”
“Bana kızgın mısın?”
“Sence sorun olur mu?”
Başkalarının fikrini almak doğaldır. Fakat sürekli güvence aramak kısa süreli rahatlama sağlayan bir döngüye dönüşebilir.
Olası kazanç: Belirsizliğin ve endişenin kısa süreli azalması.
Soru:
“Bilgi mi arıyorum, yoksa rahatlatılmayı mı?”
8. Kaçınmak
Bir ortamdan, insandan veya deneyimden uzaklaştığımızda rahatsızlığımız hızla azalabilir.
Beyin de şunu öğrenebilir:
“Uzaklaşırsam rahatlıyorum.”
Olası kazanç: Hızlı rahatlama.
Soru:
“Uzaklaştığımda hangi duygudan uzaklaşmış oluyorum?”
9. Sosyal Ortamlarda Geri Çekilmek
Konuşmamak, göz önünde bulunmamak veya yeni insanlarla tanışmamak kişiyi değerlendirilme ihtimalinden koruyabilir.
Olası kazanç: Mahcup olma veya eleştirilme ihtimalini azaltmak.
Soru:
“Geri çekildiğimde kendimi neyden koruyorum?”
10. Sürekli Endişelenmek
Endişelenmek hoş bir deneyim değildir.
Yine de bazen insana:
“Hazırlıklıyım.”
duygusu verebilir.
Olası kazanç: Beklenmedik bir durum karşısında hazırlıksız yakalanmayacağı hissi.
Soru:
“Endişelenmezsem ne olacağından endişeleniyorum?”
Bu soru, ilk bakışta kendi kuyruğunu yakalayan bir cümle gibi görünse de oldukça öğreticidir.
11. Geçmişi Tekrar Tekrar Düşünmek
Bir konuşmayı, hatayı veya yaşanan bir olayı zihnimizde tekrar tekrar oynatabiliriz.
Bazen bunun altında:
“Biraz daha düşünürsem çözeceğim.”
beklentisi bulunabilir.
Olası kazanç: Olan biteni anlamlandırma veya kontrol hissi.
Soru:
“Şu anda çözüm mü üretiyorum, yoksa aynı düşünceyi mi tekrar ediyorum?”
12. Öfkelenmek
Öfke bazen altında bulunan daha incinebilir duyguları örtebilir.
İncinmek yerine kızmak, çaresiz hissetmek yerine güç hissetmek daha kolay gelebilir.
Olası kazanç: Güç, mesafe veya kontrol hissi.
Soru:
“Öfkeden hemen önce ne hissettim?”
Bu soru bazen davranışın altında bambaşka bir ihtiyacı görünür hale getirir.
13. Kendini Sürekli Eleştirmek
İnsan kendisini eleştirirken bunu gelişmek amacıyla yaptığını düşünebilir.
“Kendime yüklenmezsem gevşerim.”
“Kendimi eleştirirsem aynı hatayı tekrar etmem.”
Olası kazanç: Kendini geliştirdiği ve hataları önlediği hissi.
Soru:
“Kendimi eleştirerek hangi olumlu sonucu elde etmeye çalışıyorum?”
Ardından daha önemli soru gelir:
“Aynı sonucu kendimle daha yapıcı konuşarak elde edebilir miyim?”
14. Bir İşe Başlamamak
Başlamazsak başarısız olmayız.
Fakat aynı zamanda başarılı olma ihtimalini de ertelemiş oluruz.
Olası kazanç: Başarısızlık, değerlendirilme veya hayal kırıklığı ihtimalinden geçici olarak uzak kalmak.
Soru:
“Başlamadığımda neyden korunmuş oluyorum?”
15. Karar Vermemek
Karar vermediğimiz sürece yanlış karar vermiş olmayız.
Bu yüzden kararsızlık bazen garip bir güvenlik alanı oluşturabilir.
Olası kazanç: Yanlış seçim yapma sorumluluğunu ertelemek.
Soru:
“Kararsız kalmak bana ne kazandırıyor?”
16. Her Şeyi Tek Başına Yapmak
Bağımsız olmak değerlidir.
Fakat yardım istememek bir zorunluluğa dönüştüğünde başka bir işlev taşıyor olabilir.
Olası kazanç: Kontrolü korumak, kimseye borçlu hissetmemek veya kırılgan görünmekten sakınmak.
Soru:
“Yardım istemek benim için ne anlama geliyor?”
17. Sürekli Meşgul Olmak
Her dakika yapılacak bir şey bulmak üretkenlik gibi görünebilir.
Fakat bazen durmak, insanı düşünceleri ve duygularıyla karşı karşıya getirir.
Olası kazanç: İstenmeyen düşünce ve duygulardan uzaklaşmak.
Soru:
“Durduğumda karşıma ne çıkıyor?”
18. Sürekli Telefona veya Sosyal Medyaya Yönelmek
Bazen telefonumuzu neden açtığımızı bile bilmeyiz.
Elimiz neredeyse otomatik olarak telefona gider.
Olası kazanç: Sıkıntıdan uzaklaşmak, hızlı uyarılma, merakın giderilmesi veya küçük bir ödül hissi.
Çok basit ama güçlü bir soru:
“Telefonu elime almadan hemen önce ne hissediyordum?”
19. Bize Artık İyi Gelmeyen Bir İlişkiyi Sürdürmek
Bir ilişkinin bize artık istediğimiz yaşamı sağlamadığını fark etmek, onu bırakmayı otomatik olarak kolaylaştırmaz.
Çünkü ilişki yalnızca ilişki değildir.
Tanıdıklık, aitlik, alışkanlık, ortak geçmiş ve yalnız kalmama hissi de sağlayabilir.
Olası kazanç: Tanıdık olanı korumak ve belirsizlikten uzak durmak.
Soru:
“Bu ilişkide kalmak bugün bana ne sağlıyor?”
Bu sorunun amacı ilişkiyi bitirmeye karar vermek değildir. Amacı davranışın ve seçimin işlevini daha açık görebilmektir.
20. Değişmemek
Belki de listenin en ilginç maddesi budur.
İnsan değişmek istediğini söylerken aynı zamanda değişmemekten de bir şey kazanıyor olabilir.
Çünkü değişmek yalnızca yeni bir davranış kazanmak değildir.
Bazen kendimiz hakkında yıllardır anlattığımız bir hikâyeyi de değiştirmektir.
“Ben çekingenim.”
“Ben böyleyim.”
“Ben bunu yapamam.”
“Ben insanlara güvenemem.”
Bu tanımlar tanıdıktır.
Ve tanıdık olan, her zaman iyi olmasa bile öngörülebilirdir.
Olası kazanç: Tanıdık kimliği ve öngörülebilirliği korumak.
Burada sorulabilecek belki de en güçlü soru şudur:
“Değişirsem ne kaybedeceğimi düşünüyorum?”
Davranışı Değil, Davranışın Yaptığı İşi İnceleyin
Bütün bu örneklerin ortak bir noktası var.
İnsan çoğu zaman kendisine zarar vermek amacıyla bir davranışı sürdürmez.
Davranışın bir işlevi vardır.
Sorun, bir zamanlar yararlı olan çözümün bugün artık en iyi seçenek olmaması olabilir.
Bu yüzden:
“Bunu yapmamalıyım.”
demek yerine:
“Bunu yaptığımda benim için ne daha iyi oluyor?”
diye sormak çok daha ilginç bir kapı açabilir.
Çünkü ilk soru davranışı yargılar.
İkinci soru davranışı anlamaya çalışır.
Ve ardından değişimin asıl sorusu gelir:
“Aynı olumlu sonucu bugün bana daha çok hizmet edecek başka hangi yolla elde edebilirim?”
5 Soruda Kendi Davranışınızı İnceleyin
Değiştirmek istediğiniz bir davranışı düşünün ve şu beş soruyu sırayla yanıtlayın:
- Ne yapıyorum?
Davranışı yorumlamadan, mümkün olduğunca somut tarif edin. - Bunu yapmadan hemen önce ne oluyor?
Bir duygu mu, düşünce mi, beden duyumu mu, kişi mi, ortam mı? - Bunu yaptığım anda ne kazanıyorum?
Rahatlama, tatmin, güvenlik, kontrol, kabul, dikkat, kaçış, ödül? - Bunun daha sonra ödediğim bedeli nedir?
- Aynı olumlu sonucu bana daha çok hizmet edecek başka hangi yollarla elde edebilirim?
Son soru özellikle önemlidir.
Çünkü amaç kendimizden bir davranışı zorla koparmak değil, seçeneklerimizi çoğaltmaktır.
Bir davranışın arkasındaki ihtiyacı fark ettiğimizde artık yalnızca:
“Bunu yapmak istemiyorum.”
demeyiz.
Şunu da söyleyebiliriz:
“Bunun bana ne sağladığını anlıyorum. Şimdi aynı sonucu elde etmenin yeni yollarını öğrenebilirim.”
Geçmişte İşe Yarayan Her Şey Bugün de İşe Yaramak Zorunda Değildir
Çocukken, gençken veya hayatımızın farklı dönemlerinde geliştirdiğimiz davranışların bazıları o günün koşullarında oldukça işe yarar çözümler olmuş olabilir.
Sessiz kalmak.
Geri çekilmek.
Kontrol etmek.
Herkesi memnun etmek.
Duyguları yemekle yatıştırmak.
Sürekli güçlü görünmek.
Bunları geçmişte öğrenmiş olmamız, ömür boyu kullanmamız gerektiği anlamına gelmez.
Bir davranışa:
“Sen yanlıştın.”
demek yerine:
“Bir zamanlar işime yaradın. Şimdi daha fazla seçeneğim var.”
diyebilmek çok farklı bir değişim anlayışıdır.
Çünkü değişim, geçmişimizi reddetmek değildir.
Geçmişten öğrendiklerimize yeni seçenekler eklemektir.
Ve belki de bundan sonra değiştirmek istediğimiz bir davranışla karşılaştığımızda kendimize yalnızca iki soru sormamız yeterlidir:
“Bunu yaptığımda, o anda benim için ne daha iyi oluyor?”
ve
“Aynı şeyi bana daha iyi sağlayabilecek başka ne yapabilirim?”
Bazen davranışı değiştiren şey, daha fazla irade değildir.
Davranışın ne işe yaradığını fark etmek ve yerine daha iyi bir seçenek koymaktır.
Kaynaklar:
- Sinir Dili Yazılımı – NLP
Sinir Dili Yazılımı – NLP - NLP ile Olmak
NLP ile Olmak - NLP ve Psikoloji
NLP ve Psikoloji - Ertelemenin duygu düzenleme işlevi
American Psychological Association – Why We Procrastinate
Bu kaynak özellikle güçlü. Ertelemenin yalnızca zaman yönetimi meselesi olmadığını, rahatsız edici duygulardan kısa süreli uzaklaşarak anlık rahatlama sağlayabildiğini açıklıyor. Bu, makalenin “gizli kazanç” tezine doğrudan oturuyor. - Duygusal yeme
MedlinePlus – Emotional Eating
MedlinePlus, yemeğin zorlayıcı duyguları geçici olarak yatıştırabileceğini ve bu örüntünün alışkanlığa dönüşebileceğini açıklıyor. Makaledeki ilk örneğe çok uygun. - Daha akademik bir kaynak istersek:
PubMed – Emotion Regulation and Emotional Eating
200 katılımcılı çalışma, stres ve olumsuz duygularla yeme davranışı arasındaki ilişkide duygu düzenlemenin rolünü inceliyor.
Bu yazı kişisel gelişim ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ruh sağlığı, yeme davranışları veya diğer klinik sorunlarda profesyonel değerlendirme ve tedavinin yerine geçmez.
© 2026 Ufuk Önen | ufukonen.com.tr. Tüm hakları saklıdır.

