Tıbbın psikosomatik olarak değerlendirdiği rahatsızlıklar, vücut sistemlerine göre sınıflandırılır. Ancak aşağıdaki tablo, psikosomatik kökenli olduğu bilimsel kaynaklarca kabul edilen rahatsızlıkları ve sık görülen belirtileri, vücut sistemlerine göre alfabetik olarak sıralamaktadır .
Bu listedeki rahatsızlıkların psikosomatik olarak değerlendirilebilmesi için, öncelikle altta yatan organik bir nedenin (enfeksiyon, yaralanma, genetik hastalık vb.) tıbbi testlerle dışlanmış olması gerekir . Belirtileriniz varsa, doğru teşhis ve tedavi planlaması için bir hekime başvurmanız önemlidir.
psikosomatik-hastalıklar-nelerdir
psikolojik-hastalıklar
Bedeniniz Ruhunuzun Aynasıdır
Hiç içiniz sıkıldığında midenizin ağrıdığını, stresli bir dönemden geçerken omuzlarınızın taş gibi sertleştiğini ya da kaygılandığınızda cildinizin tepki verdiğini fark ettiniz mi? Bu tesadüf değil, bilimin psikosomatik adını verdiği derin bir etkileşimin yankısıdır. Ruh (psike) ve beden (soma) arasındaki bu gizemli diyalog, bazen öyle bir noktaya varır ki, duygularımız konuşmayıp çığlık atmaya başlar. İşte tam bu noktada, psikosomatik rahatsızlıklar için hipnoz devreye girer. Peki ya bu iyileşme yolculuğunda en büyük rehberiniz yine siz olabilir misiniz? Oto hipnoz ile kendi içinize yapacağınız bu yolculuk, sizi bekleyen en büyük keşiflerden biridir.
Haydi, içinizdeki bu saklı diyarın kapılarını aralamaya birlikte hazırlanalım.
1. Psikosomatik Ne Demek? Bedenin Dili
Öncelikle anlamak gerekir ki, psikosomatik ne demek sorusunun yanıtı basit ama derindir. Bu, hastalıkların “hayali” olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, yaşadığımız yoğun stres, çözülmemiş duygular veya bastırılmış kaygılar; vücudumuzda gerçek, ölçülebilir fiziksel değişimlere yol açar. Tıpkı bir buzdağı gibi… Suyun üstündeki görünen kısım fiziksel belirtidir (ağrı, kramp, çarpıntı), ancak suyun altındaki devasa kütle duygusal dünyamızdır.
Bilimsel araştırmalar, sürekli stres altındayken vücudun salgıladığı kortizol gibi hormonların uzun vadede bağışıklık sistemimizi zayıflattığını, sindirim sistemimizi altüst ettiğini ve kronik ağrılara zemin hazırladığını gösteriyor. Yani, psikosomatik rahatsızlıklar, ruhun beden üzerindeki en somut imzasıdır.
2. Hipnoz Nedir? Zihnin Kapıları
Hipnoz, aslında sandığımızdan çok daha tanıdık bir deneyimdir. Bir kitaba öylesine dalmak, etrafınızda olup biteni duymamak ya da bir film sahnesinde kaybolup zamanın nasıl geçtiğini anlamamak… İşte bu haller, günlük hayatta deneyimlediğimiz hafif trans durumlarıdır. Hipnoz nedir sorusuna en güzel yanıt ise şudur: Odaklanmış dikkat ve derin gevşeme halidir. Bu haldeyken, bilinç zihnimizin eleştirel filtresi bir miktar gevşer ve bilinçaltı dediğimiz devasa potansiyel alanına erişim kolaylaşır.
Tıbbi hipnoz, bu erişimi iyileşme amacıyla kullanma sanatıdır. Uzman bir hipnoterapist rehberliğinde yapılan seanslarda, bilinçaltınıza yeni, olumlu telkinler yerleştirilir. Ancak asıl mucize, bu kapıyı kendi başınıza aralamayı öğrendiğinizde başlar.
3. Psikosomatik Rahatsızlıklar İçin Hipnoz Nasıl Çalışır?
Peki, psikosomatik rahatsızlıklar için hipnoz gerçekten işe yarar mı? Bilimsel literatür bu soruya güçlü bir “evet” yanıtı veriyor. Özellikle İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) üzerine yapılan çalışmalar oldukça çarpıcıdır. “Bağırsak odaklı hipnoterapi” olarak bilinen özel bir teknikle, hastaların büyük bir kısmında semptomlar belirgin şekilde azalmakta ve bu iyileşme uzun yıllar boyunca korunabilmektedir .
Fibromiyalji gibi kronik ağrı sendromlarında da hipnoz, ağrı algısını dönüştürmede güçlü bir araçtır. Yapılan randomize kontrollü çalışmalar, hipnozun fibromiyalji hastalarında ağrı şiddetini, kaygıyı ve depresyonu azalttığını, uyku kalitesini ise artırdığını ortaya koymaktadır . Hipnoz altında verilen telkinler, beynin ağrıyı işleme biçimini değiştirebilmekte, böylece ağrı sinyallerinin şiddeti azalmaktadır.
Cilt hastalıkları (egzama, sedef), gerilim tipi baş ağrıları ve hatta bazı hipertansiyon türlerinde de hipnozun olumlu etkileri gözlemlenmiştir. Hipnoz, vücudun sempatik sinir sistemini (savaş ya da kaç) yatıştırarak parasempatik sistemi (dinlen ve sindir) aktive eder. Bu da kalp atış hızını düşürür, kasları gevşetir ve iyileşme için ideal bir iç ortam yaratır .
4. Oto Hipnoz: Kendi İçsel Şifacınız Olun
İşte asıl heyecan verici kısım burası: Oto hipnoz. Bir uzman rehberliğinde hipnoz deneyimledikten sonra, bu beceriyi kendi başınıza uygulamayı öğrenmek mümkündür. Oto hipnoz, kişinin kendi kendine hipnotik duruma girme ve kendine olumlu telkinler verme sanatıdır . Bu, içinizdeki şifacıyla doğrudan iletişim kurmanın en güzel yoludur.
Oto hipnoz sayesinde, stresli bir iş görüşmesi öncesinde sakinleşebilir, uykuya dalmakta zorlandığınız bir gecede zihninizi susturabilir ya da kronik bir ağrıyla baş etmek için içinizdeki gücü çağırabilirsiniz. Düzenli pratikle, otohipnoz bir yaşam becerisine dönüşür ve zorlu anlarda başvurabileceğiniz güvenli bir liman haline gelir .
5. 7 Adımda Kendinize Yolculuk Rehberi
Şimdi, kendi içsel yolculuğunuza çıkmak için uygulayabileceğiniz 7 adım oto hipnoz tekniğini keşfetmeye ne dersiniz? Bu yöntemi düzenli olarak uyguladığınızda, psikosomatik rahatsızlıklar için hipnoz kadar etkili sonuçlar aldığınızı görebilirsiniz.
1. Adım: Sessiz Bir Liman Yaratın
Rahat edeceğiniz, sessiz ve dingin bir ortam bulun. Telefonunuzu sessize alın, ışıkları kısın. Rahat bir koltuğa uzanın ya da oturun. Gözlerinizi nazikçe kapatın.
2. Adım: Nefesin Kıyısında
Dikkatinizi nefesinize verin. Burnunuzdan yavaşça nefes alırken karnınızın şiştiğini hissedin. Ağzınızdan verirken tüm gerginliğin bedeninizden akıp gittiğini hayal edin. “Nefes alıyorum, huzur içeri akıyor; nefes veriyorum, stres dışarı çıkıyor” diye fısıldayın içinizden.
3. Adım: Bedeninizi Gezintiye Çıkarın
Dikkatinizi ayak parmaklarınıza getirin. Onları bilinçli olarak gevşetin. Sonra ayak bileklerinize, baldırlarınıza, dizlerinize… Yavaşça yukarı doğru ilerleyin. Her bir bölgeye “gevşe, yumuşa, bırak” telkinini gönderin. Başınızın tepesine ulaştığınızda, tüm bedeniniz derin bir gevşeme denizinde yüzüyor olacak.
4. Adım: İmgeleme ile Derinleşme
Kendinizi huzurlu bir yerde hayal edin. Burası bir orman, bir deniz kıyısı ya da çocukluğunuzdan hatırladığınız güvenli bir mekan olabilir. Tüm duyularınızla orada olun. Güneşin teninizdeki sıcaklığını, kuşların cıvıltısını, çiçeklerin kokusunu hissedin. Bu görüntü sizi daha da derin bir gevşemeye taşısın.
5. Adım: Niyetinizi Fısıldayın
Şimdi, bu derin gevşeme halindeyken, iyileşme niyetinizi içinizden tekrarlayın. Niyetiniz kısa, olumlu ve şimdiki zamanda olmalı. Örneğin:
-
“Her hücrem iyileşiyor ve yenileniyor.”
-
“Midem sakin, huzurlu ve güçlü.”
-
“Stres bedenimden akıp gidiyor, yerini dinginlik alıyor.”
-
“Kendimi güvende, sakin ve huzurlu hissediyorum.”
Bu telkinleri, onları gerçekten hissetmeye çalışarak, birkaç kez tekrarlayın.
6. Adım: Güçlü Bir Anıya Yolculuk
Hayatınızda kendinizi tamamen sağlıklı, güçlü ve huzurlu hissettiğiniz bir anıyı hatırlayın. O anı tüm canlılığıyla zihninizde canlandırın. Bedeninizdeki o iyilik hissini yeniden deneyimleyin. Bu duygunun, şu andaki iyileşme sürecinize nasıl aktığını hissedin.
7. Adım: Yavaşça Uyanış
Seansınızın sonuna yaklaşırken, derin gevşeme halinden yavaşça çıkma zamanıdır. Kendi içinizden 1’den 5’e kadar sayın. Her sayıyla birlikte biraz daha uyanık, biraz daha enerjik hissettiğinizi hayal edin. 5’e geldiğinizde gözlerinizi nazikçe açın. Birkaç derin nefes alın ve esneyin. Kendinizi dinlenmiş, tazelenmiş ve huzurlu hissedin.
Bu oto hipnoz yöntemleri ile günde sadece 10-15 dakika ayırarak, bedeniniz ve ruhunuz arasındaki bağı güçlendirebilirsiniz .
6. Bilim Ne Diyor? Araştırmaların Işığında
Psikosomatik rahatsızlıklar için hipnoz konusunda bilim dünyası oldukça umut verici veriler sunuyor. Türkiye Klinikleri‘nde yayınlanan bir derleme, hipnozun tıbbın pek çok alanında etkin bir şekilde kullanılabileceğini ve otohipnozun da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu vurgulamaktadır .
Bir başka çalışmada, hipnoz nedir sorusuna verilen yanıtın ötesinde, onun nasıl bir tedavi aracına dönüştüğü anlatılmaktadır. Hipnoz altında kişi, sakin, rahat ve önerilere daha açık hale gelir. Bu durum, istenmeyen davranışları kontrol altına alma, kaygıyla baş etme ve ağrı yönetiminde büyük avantaj sağlar .
Almanya Hipnoz Derneği tarafından düzenlenen eğitimlerde de hipnozun; stresle başa çıkma, kaygı giderme, fobi tedavisi ve istenmeyen alışkanlıkların değiştirilmesi gibi pek çok alanda kullanıldığı belirtilmektedir . Tüm bu bilimsel veriler, hipnoz ve otohipnozun modern tıbbın tamamlayıcısı olarak ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
7. Sık Sorulan Sorular
Soru: Oto hipnoz herkes yapabilir mi?
Cevap: Evet, istekli ve açık fikirli herkes oto hipnozu öğrenebilir. Ancak bazı ağır ruhsal rahatsızlıkları (örneğin psikoz) olan bireylerde hipnoz uygun olmayabilir . Bu nedenle, herhangi bir psikiyatrik tanınız varsa, hipnoz uygulamadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
Soru: Hipnoz beni kontrol edebilir mi?
Soru: Hayır, bu en yaygın yanlış inanışlardan biridir. Hipnoz sırasında bilinciniz açıktır ve kontrol sizdedir. Size rahatsız edici gelen hiçbir telkini kabul etmezsiniz. Hipnoz, bir kontrol kaybı değil, tam tersine odaklanmış bir farkındalık halidir .
Soru: Oto hipnoz ile ne kadar sürede sonuç alırım?
Cevap: Bu, kişiden kişiye değişir. Kimi insan ilk denemede derin bir rahatlama hissederken, kiminin düzenli pratik yapması gerekebilir. Önemli olan sabırlı olmak ve uygulamayı bir rutin haline getirmektir. “Her gün 10 dakika” kuralı, zamanla büyük farklar yaratır .
Soru: Uzman hipnoz ile oto hipnoz arasındaki fark nedir?
Cevap: Uzman hipnozunda, sertifikalı bir hipnoterapist size rehberlik eder ve sizin için özel bir iyileşme planı hazırlar. Oto hipnoz ise bu seanslarda öğrendiklerinizi kendi başınıza uygulamanızdır. İdeal olan, önce bir uzmandan hipnoz deneyimlemek ve ardından oto hipnoz yöntemlerini öğrenmektir .
Soru: Psikosomatik rahatsızlıklar için hipnoz tek başına yeterli midir?
Cevap: Hipnoz, güçlü bir tamamlayıcı tedavidir ancak tek başına yeterli olmayabilir. Özellikle kronik rahatsızlıklarda, doktorunuzun önerdiği tıbbi tedaviyi düzenli uygulamanız, sağlıklı beslenmeniz ve gerekirse psikoterapi desteği almanız önemlidir. Hipnoz, tüm bu iyileşme sürecini hızlandıran ve derinleştiren bir yardımcıdır .
İçsel Yolculuğunuz Başlıyor
Sevgili yol arkadaşım, bedenin sana bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Onun fısıltılarını duymazsan, bir gün çığlık atmaya başlayabilir. Psikosomatik rahatsızlıklar için hipnoz ve oto hipnoz, bu içsel dili anlaman ve bedeninle yeniden sağlıklı bir iletişim kurman için sana eşsiz araçlar sunuyor.
Hatırla, iyileşme bir yolculuktur ve bu yolculuğun en önemli rehberi yine sensin. Kendi içsel şifacına güvenmeyi öğrenmek, hayatında yapacağın en büyük devrimlerden biri olabilir. Şimdi, rahat bir nefes al ve içine doğru bu yolculuğa çıkmaya ne dersin?
© Bu özgün içerik, bilimsel kaynaklar ışığında hazırlanmıştır ve telif hakları saklıdır.