Ben bu konulara dalıp da, bir iki laf öğrenip ukalalık etmeye başladığım zamanlardan beri bir çok insanın sorduğu soru;

Önce inanmak gerekiyor. Değil mi? Oluyordu. O zamanlar “Evet” diyordum. “İnanması gerek insanın”

Bu işlere kollarımı ve de paçalarımı sıvayalı yirmi yılı aşkın zaman geçtikten sonra bugün diyorum ki; “Hayır. İnanmasan da olur. Yeter ki ne istediğine sen karar ver verdiğin karar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya başla.” İster inanın ister inanmayın. Konu İster eş, ister iş, ister aşk, ister haz olsun. Yeter ki siz ne istediğinizi bilin. Gözünüzde canlansın. Olduğunda hissettiğiniz gibi hissetmeye başlayın. Olması için yapılması gerekenleri yapmaya başlayın. Konu ne olursa olsun. Önünde ya da sonunda oldurursunuz. Olduramayan ile olduran arasındaki fark olduranın olması olasılığını kesin kabul edip olması için yapılması gerekenleri yapmaya başlamasıdır. İnandığınız her ne ise o zaten hayatınızın bir parçasıdır. O nedenle mesele zaten inanılması güç ya da imkansız gibi görüneni oldurmak. Değil mi?

Hep söylediğimi yine söyleyeceğim. Ne istiyorsunuz? Ne istemediğinizi değil. Ne istediğinizi soruyorum. İstediğinizi belirleyin sonra da harekete geçin. Nerede olduğunu bilmediğinizi bir yere giderken yaptığınız gibi oraya gitmesini bilen daha önce gitmiş birilerine sormak da yapılacak işlerden biri olabilir. Konu ne olursa olsun. Bilmiyorsanız sorun.  Sormak derken bilenlere sormak gibi dualarınızda da sorabilirsiniz. Yanıtınızı aldıktan sonra da ona göre harekete geçin. Aynen adını bile duymadığınız ir yere tatile giderken ne yapıyorsanız onun gibi. Oraya gidebileceğini söyleyen bir uçak ya da otobüs belki de bir gemi seyahat firmasına gidiyorsunuz. Belki o firma ile seyahat etmiş birilerinin fikirlerini soruyorsunuz. Sonra binip gidiyorsunuz. Gittiğiniz yerde yeni şeylere belki direniyor belki uyum sağlıyorsunuz. Bazen hayal ettiğinizden bile güzel oluyor. Bazen hayal kırıklığı oluyor. Bazen de ne olursa olsun tadını çıkartıyorsunuz. Kimilerimiz de ne olursa olsun şikayet edecek bir şeyler buluyor.

İşte aynen bunun gibi. Her ne istiyorsanız, isteyin. Gözünüzde canlandırın. Aklınıza gelen güçlüklere rağmen istediğinize kavuşmak sizi tatmin edecek mi etmeyecek mi? Tartın. Tatmin tarafı ağır basıyorsa; nasıl sorusuna geçin. Ben bu istediğimi nasıl oldurabilirim? Gördüğünüz gibi inanmanız gereken sadece kendi duygularınız. Onlardan eminseniz. Gerçekten istiyorsanız; ne istiyor olursanız olun, oldurabilmek için odaklanmanız gereken en önemli unsur; istediğinizin size ne hissettirdiği. O his ne kadar güçlü ise o kdar çabuki o kadar güzel, o kadar muhteşem olacaktır.

Haydı. Şimdi! Ne istiyorsunuz?

Bu gönderiyi paylaş: